SEÇİME DOĞRU - 1 -
Doğadaki
değişimlerin her biri bir süreçtir. Depremler oluyorsa yeraltındaki enerjinin
normalden fazla birikimi, hortumlar gerçekleşiyorsa ve buzullar eriyorsa
iklimdeki değişim ve bunların sonucunda insanlarda ölüyorsa o da doğanın
dengesinin insan eliyle bozulmasındandır.
Bir çocuk
derslerinde başarısız oluyorsa, ailesinin, eğitimcilerin veya yanlış eğitim
sisteminin sonucudur bu başarısızlık.
Demem odur
ki, bir sebebi vardır yaşananların, olayların.
16 yıldır bu
ülke yönetimine, birkaç nesilin yetişmesine, hataları ve sevapları ile hayatımıza,
kültürümüze, refahımıza veya yoksulluğumuza ve de acıların yahut da
mutlulukların yaşanmasına, ekonomik konjöktüre, savaşlara, ya da bir zamanlar barışa
damga vuran AKP ve Tayyip Erdoğan,
Gökyüzünden inmedi
topraklarımıza, ya da walking dead gibi canlanmadı birden topraktan ya da bir UFO
ile gelmedi uzaydan.
2002 yılı ve
öncesinde yaşanan olaylar ve de ne yazık ki basiretsiz siyasetçiler var etti
Tayyip Erdoğan’ı.
1997 yılında
Siirt’ te bir mitingde okuduğu şiir yüzünden cezaevine gitmesiyle sonuçlanan
bir süreç, bir dönemin de başlangıcı oldu.
2001 yılında Fazilet Partisinin
kapatılması ve bu partinin Milli Görüş kanadı Saadet Partisini kurarken, daha
ılımlı olarak kendini tanıtan diğer kesim AKP’ yi kurarak Türk siyaset
sahnesinde yerini aldı.
Parti Kapatmalar, Anayasa Kitapçığını
fırlatmalar, Doların roket gibi fırlaması, borsanın kanatları kopmuş bir kuş
gibi çakılması, yolsuzluklar,
hortumlamalar, başörtülü öğrencilerin üniversite kapılarına yığılması,
orduevlerine başı bağlı anaların alınmaması, iki de bir askerin siyasilerin
kulağını çekmesi…
Ve sonuçta
2002 seçimlerinde seçime giren partilerden 16’sı barajı aşamayıp, sadece CHP VE
AKP MECLİSE GİREBİLDİ.
Halk’’yeter’’
dedi, ‘’tamam artık’’dedi. Yenilik aradı, değişim aradı, güvenmek istedi. Kim
güzel şeyler söylerse değil, kim yeni ise, kim denenmemişse ona gidecekti ve gitti
de. Bunun en somut örneği seçimden henüz 5 ay önce kurulmuş olan Cem Uzan’ın
Genç Partisinin aldığı % 7 oy oranıydı.( ki AKP’ yi iktidara taşıyan
sebeplerden biridir) Erdoğan’ın
karşısına Deniz Baykal’ın çıkarılması, DSP’ nin artık tükenmiş Ecevit ile
MHP’nin kendi kuyusunu kazan Bahçeli ile Lale Devrini Tamamlamış ANAP’ın,
yolsuzluklarla anılan Mesut Yılmaz ile halktan oy istemesi abesle iştigal olmuş
bu durumda.
Katılımın %
79 olduğu, seçmenin% 54’ünün parti değiştirdiği 2002 de, AKP’NİN zaferle çıktığı seçimin mimarlarından
olan ve 15 Temmuz darbe girişiminde hayatını kaybeden AKP'nin reklamcısıve Erdoğan'ın yol arkadaşı Erol Olçak’’ seçimi kazanmak için, neyin söylendiği değil, kimin söylediği
önemlidir'' diyerek de son noktayı koymuş oldu.
Kısacası halk yeni bir ses, yeni bir söylemi dinledi. Eskilere güle güle
dedi, yeni bir yüze ‘’hoş geldin’’dedi, bir dönemin siyasi aktörlerini sandığa
gömdü.
Bu arada
2002 seçimlerinde AKP, sağ oyların
yanında, liberallerin ve aydınların ve de cemaatlerin( fetöcülerin) desteğini de alarak sarsılmaz
iktidarının temellerini atmış oldu.
Ve de, İngiltere’
de özgürlüğe atılan ilk adım, halk ile kral arasında imzalanan Magna Carta 1215,
seçimle oluşan ilk parlamento 1265, Fransa’da Fransız İhtilalinin ardından
cumhuriyetin kurulduğu 1792 olarak görülürse ve tarihler kıyaslanırsa, Atamızın
kurmaya çalıştığı, Genç Cumhuriyetimiz,
Fransız’a, İngiliz’e, İtalyan’a kök söktüren ama ne yazık ki içeride temellerini
sağlamlaştıramadığı Güzel Ülkemiz farklı bir mecraya, belki de yaşanması
gereken bir mecraya doğru adım attı.
Politik üst yapıda gerçekleşen değişim ekonomik ve kültürel alt yapıyı da
tamamen değiştirdi ve şekillendirdi. Türkiye deki egemen güçler, burjuva, Türk
aydını, sokaktaki adam da değişimden
nasibini aldı.
Sonrasında
herkes mutlu oldu mu?
AKP' nin zaferi ve sonrasındaki icraatları,
refah ve huzur getirdi mi?
ülkemize saygınlık ve ekonomik büyüme getirdi mi?
kardeşlik ve barış getirdi mi?
AKP' nin zaferi ve sonrasındaki icraatları,
refah ve huzur getirdi mi?
ülkemize saygınlık ve ekonomik büyüme getirdi mi?
kardeşlik ve barış getirdi mi?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder