İKİ KIZ KARDEŞ-1-
Mutfakta
lavabonun başında kirli tabaklardaki helva artıklarını su ile akıtıyordu şehrin
kanalizasyonlarına, karanlıklarına. Bir taraftan da ölünün ardından Kuran
okumaya gelmiş kadınların konuştuklarını dinliyordu. Kuranlar okunmuş, dualar
yapılmış, şimdi sıra günlük hayatta, dedikodulardaydı. Bol fıstıkla kavrulmuş
irmik helvasını yiyerek ölünün arkasından yorum yapıyorlardı.
-Evi terk
edip, kaçtığında 20 yaşındaydı.
-Neden
kaçmıştı ki?
-Çok uzun
süre görüşmediler
-Sonunda
barıştılar…
Ne güzel
günlerimiz olmuştu çocukluğumuzun geçtiği bu evde. Alt katta kiracılarımız, üst
katta biz. Bir de çatı katımız. O çatı katı, evde kullanılmayan her türlü ıvır zıvırı
barındıran, antika eşyaları saklayan, modası geçmiş olanları kollayan, bizim masal
ve oyun odamız. Çatı katı olan bir eve sahip olan çocuklar ne kadar da
şanslıdırlar. Biz onlardandık işte.
Ve
de bir de yeşil yağlı boyalı kapılarımız. Annem severdi bu yeşil kapıları.
Yeşil kapı dileklere açılan kapıdır derdi. Yeşil renk murattır derdi. Annem benden sonra bir kızı daha olacağını
öğrenince ne kadar çok sevinmişti. Birbirlerine arkadaş olacaklar, destek
olacaklar, diye. Babam erkek beklemiş, ama yine de, aman sağlıklı olsun da,
gerisi önemli değil, diye de eklemiş tabi ki sonunda.
Benim
sorumluluğum hep farklı oldu ailede, evin içinde. Ağırbaşlı olandım ben,
oturaklı, hanım hanımcık derler ya işte öyle. Kardeşime bakan, onu doyuran,
bezini değiştiren, ikinci anneydim ben ona. Annemin erkenden hastalanması da
evin idaresini iyice bana yüklemişti. Ortaokuldan sonra liseye başlasam da
yürütemedim ikisini bir arada. Ev işleri ile okul beraber gidemiyordu işte. Hem
ben hamarattım, ev işlerinde uzmanlaşmıştım.
Evlenmek mi, yok canım, aklımın
ucundan bile geçmedi bu şartlarda. Sonra
bensiz ne yaparlardı ki? Babama sıcak yemek, biricik kardeşime ütülü önlük,
annemin ilaçları derken hayat nasıl da geçiveriyordu. İyi ki cep fotoromanları
vardı, gece yatınca okurdum onları, göz kapaklarım düşene kadar. Sonra da
yastığımın altına koyardım onu. Gece rüyama gelsin o kahramanlar diye, bazen
gelirlerdi de. Rüyalarımda yaşardım
aşklarımı, kimseye çaktırmadan.
ARKASI YARIN
ARKASI YARIN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder